Çelebi’nin, Kartal Kanadından Apollo Füzelerine

            Whatsapp'ta Paylaþ

İlk Çağlardan Beri İnsanın Uçuş Hayali

İnsanlar Binlerce yıldan beri uçmayı hayal etmişlerdir. “Uçan Dev”, “Uçan Seccade” masallar; bu hayallerin ürünüdür. Eski Mısırlılar gökyüzüne öldükten sonra çıkılabileceğini düşünmüş, bu imtiyazı da yalnızca firavunlara vermişlerdi. Onlara göre ölen firavunun ruhu atmaca kanatlı, kuğu uçuşlu bir kuştur; kat kat göklerde, sonsuz maviliklerde uçar da uçar. İnsanların uçma hayalini gerçeğe dönüştürme teşebbüsleri astronomi ilminde ilerlemelerle de bir paralellik gösteriyor. Ay’a yıldızlara gitmeyi düşüncesinin sadece masallarda kaldığı çağlarda da uçmayı deneyenler olmuştur.Fakat bu düşüncelerin yaygınlık kazandığı dönmelerde masalların  türü değişmiş, bugün “Kurgu Bilim” dediğimiz bir edebiyat doğmuştur.

Uçuş Denemesi Yaparken Can Veren  İlk Bilgin İsmail Cevheri

Kanat takarak uçmayı deneyen ilk Türk, belkide ilk insan, İsmail Cevheridir, İsmail Cevheri Türkistan’ın Farab şehrinde doğmuş Birüni ve İbni Sina ile aynı devirde yaşamıştır. İlk öğrenimini Farab da yaptıktan sonra, bilgi ve yeteneğini artırmak için büyük bir geziye çıkmıştır, Irak, El-Cezire ve Mısır da uzun süre kalmış, oralarda büyük bilginlerle tanışarak onlardan ders almıştır. Cevheri daha sonra Horasana dönmüş ve burada “Sıhhah” Arapça meşhur sözlüğünü yazmıştır. Vani Mehmet tarafından Türkçeye çevrilen bu sözlük, Türkiye’de İbrahim Müteferrika’nın kurduğu matbaada basılan ilk kitaptır. Bilginimiz bugün daha çok “Van kulu Lügat:” adıyla anılan bu meşhur eseriyle de, o havacılığın üçüncüsü ve ilk şehidi de sayılabilir. İsmail Cevherinin yaşadığı devirde ilim adamı: İlmin ve sanatın bütün dallarına el atmak zorunda idi. Edebiyat, tıp, felsefe, matematik, fizik, astronomi gibi. Cevheri bu geleneğin dışında kalamazdı. Oda ilmin çeşitli dallarını inceledi. Fakat öteki bilginlerden farklı olarak “İnsanların kuşlar gibi uçabileceğini” de düşündü ve bu konuda araştırma ve denemeler yaptı. Kuşların uçmalarını sağlayan özellik, hafif olmaları; ve kanatlarının olması idi. İnsanda hacmini büyütmek sureti ile, hacmine göre ağırlığını azaltırsa uçabilirdi. Cevheri bu prensipten hareket ederek, vücuduna bağlayabileceği iki büyük kanat yaptı: Bunlar vücuduna sıkı sıkı  bağladıktan sonra, 1010 yılında ve bir yaz Ayında, Nişabur Caminin  kubbesine çıktı ve kendisini oradan aşağıya bıraktı..

Heyhat! Cevherinin kanatları onu havalandırmaya veya düşüşünü yavaşlatmaya yetmedi. Belki bir dengesizlik veya rüzgarsızlık yüzünden taş gibi yere çakıldı. Koşup yetişenler onu ölü olarak buldu kurtarılamamıştı, bilimin ilk uçuş şehidi olmuştu.

Bazı tarihçiler, Cevherinin böyle bir deneme sonunda öldüğünü bir söylenti olarak kabul ederler. Fakat onun hayatının inceleyen her araştırmacı bu olaya yer vermiştir. Daha da önemlisi Dünya da ilk uçan insan olan Hezarfen Ahmet Çelebi’nin, uçma konusunda İsmail Cevheriyi örnek aldığını, onun tecrübesinden yararlandığını söylemesidir. Hezarfen Ahmet Çelebi, kendisini uçuracak kanatları yaparken İsmail Cevherinin akıbetine uğramamak için, en ince ayrıntı ve hesaplamaları yapmıştır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*