Radyo-teleskoplar, Radyo Dalgaları

            Whatsapp'ta Paylaþ

Parazit, ses çıkaran istasyonu gökte ararken yede buldular.

Modern astronominin en büyük buluşlarından biri tam bir rastlantı sonucu bulundu. Bu Kristof Kolmb’un Hindistan’a gitmek için yola çıkıp Amerika’yı keşfetmesi gibi bir olaydı. Tesadüf sonucu anlaşılan gerçek, gök cisimlerinin  elektrik dalgaları yayması idi. Dünya var oluşundan bu yana gök kürelerinin yaydığı elektrik dalgalarını alıyordu ama, bunun farkına ancak 1932 yılında varıldı. Bu gerçeği fak eden bilim insanı Amerika’da Bell telefon şirketinde çalışan Çek asıllı gen mühendis Karl Güthe Jansky’dir Jansky, transatlantikten radyo telefonlarını bozan, ses karıştıran parazit dalgaların  hangi istasyondan yayıldığını araştırmakla  görevlendirilmişti.

Ama, aradığı istasyonlar Dünya da değildi.

Jansky parazit dalgaların uzunluğunu ve entansitesini  ölçmek ve hangi yönden, hangi istasyondan geldiğini anlamak için, yeni bir alıcı sistem kurdu. O yıllarda uzun dalgaları ölçmek oldukça zordu. Aylar süren çalışmalardan sonra Jansky anladı ki, ses karıştıran dalgalar yeryüzünden her hangi bir istasyondan gelmiyor, üç ayrı yerden kaynaklanıyordu: Yoğun parazitlerin kaynağı yakınlarda olan fırtınalardı. Daha zayıf gürültüler ise daha uzak fırtınalardan geliyor gibiydi. Fakat , ıslığı andıran üçüncü parazitin kaynağını anlamakta güçlük çekti. Bu üçüncü parazitin entansitesi, Güneş‘in hareketiyle orantılı görünüyordu. Bu dalgayı veren kaynak yavaş ama muntazam bir daire çiziyor ve bu daireyi 24 saat gibi bir zamanda tamamlıyordu. Eğer bu dalgayı veren kaynak gerçekten Güneş ise, Jansky, Dünya dışından gelen radyoelektrik dalgalarını geldiğini keşfetmiş gibi idi. Bu fikir onu heyecanlandırdı ve işine daha sıkı sarıldı. Daha sonra, en hassas aletlerle yaptığı ölçümlerle anladı ki parazit dalgaların kaynağı 360 derecelik dönüşü 23 saat 56 dakika  06 saniyede tamamlıyordu. öyle ise bunun kaynağı güneş ışığı değildi.

Samanyolu’ndan   gelen dalgalar

Gökyüzünden gelen dalgaların kaynağı Güneş değilse ne idi. Jansky, bunu anlamak için çalışmaya başladı ve öğrendi ki Dünya Güneş etrafında dönerken, Ay gibi, Güneş gibi öteki yıldızlar da doğup batıyor ve bu doğup batmalar, her gün bir önceki güne göre 4 dakika kadar daha erken oluyordu Öyle ise ıslığı andıran dalgaların kaynağı yıldızlar olamaz mı idi? Hangi yıldız idi? Jansky, incelemeye devam etti ve bir gün. Heyecan uyandıran şu açıklamasını yaptı. Parazit yayının kaynağı, bizimde içinde bulunduğumuz galaksidir, yani Samanyolu‘dur! Bu haber bütün Dünya’da büyük yankı uyandırdı. Gazeteler günlerce uzak gezegenden dünyamıza gönderilen mesajlar olabileceğini yazdılar. Bir radyo istasyonu, halka, trilyonlarca kilometre uzaktan gelen radyo dalgalarının ıslığını dinletti.

Gökyüzüne açılan iki pencere.

Bildiğimiz ışıkla radyo elektrik ışınları hemen hemen aynı nitelikte idi. İkisi de saniyede 300.00 kilometre kat ediyordu. Aralarındaki fark dalga uzunluğundan ibaretti. Işın veya radyasyon, dalga haline dönen bir enerji idi. Kainatta bulunan bütün radyasyonlar içinde, yalnız radyoelektrik dalgaları atmosferi geçip dünyaya ulaşıyordu. Bunu insan gözünün fark etmesi imkansızdı.

Mademki gök cisimlerinin yaydığı radyo elektrik dalgaları dünyamıza ulaşıyordu, bu dalgaları inceleyerek onların kaynağı hakkında bilgi edinmek de mümkündü. Demek ki gökyüzünü yalnız optik aletlerle, o güne kadar bilinen teleskoplarla değil, dalgaları zapt eden radyo teleskoplarla da inceleme imkanı bulunmuştu. Radyo astronomi  ve radyo teleskoplar işte böyle doğmuştu. Böylece gökyüzüne ikinci bir pencere daha açılmıştı.

Göğe uzanan merdiven

Uzaydan radyo dalgaları alabiliyorsak, oraya bu dalgaları göndermek de mümkün olabilirdi. Bu yalnız pencere değil, aynı zamanda gökyüzüne uzanan uzun bir merdivendi. Bizi gökyüzüne davet eden yüksek bir merdiven! Jansky’nin buluşunu değerlendirecek gen yetenekler yetişecekti. Bunların başında Hollandalı Grote Reber’i saygı ile anmak gerekir. Henüz 22 yaşında iken, kendi imkanları ile  yepyeni ve o güne kadar görülenlerden çok farklı bir teleskop yaptı. Bu teleskoptan ziyade bir radyo anteni gibiydi. Bununla gökyüzünden gelen radyo dalga seslerini dinlemeye başladı ve bir gün oda kozmik dalgaları zapt etmeyi başardı.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*