Kainata Açılan Pencereler

            Whatsapp'ta Paylaþ
Rasathane

Rasathane

Uzay Çağının Kapıları Aralanıyor. 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında astronomi tutkusu dünyayı yeniden sarmış, Dünya’nın dört bir tarafında rasathaneler yapılmaya başlanmıştı. Bu rasathaneler, gökyüzüne açılan birer pencere idi. Artık bilginler, ayaklarının dibine değil, daha çok gök yüzüne bakıyor, Güneş sistemini okyanus diplerinden daha iyi tanıyorlardı. Hemen hemen her tarafta, ama daha çok Kuzey Avrupa ülkelerindeki rasathanelerde, dev teleskoplar yapılmıştı. Bunlar daha çok dağların tepelerine kuruluyordu. Çıplak gözle bir nokta halinde görülen yıldızları bu teleskoplar da yine bir nokta halinde gösteriyordu ama, bunların içine yerleştirilen modern astronomi aletleri, gözlenen yıldızların ışığını, hızını, hacmini de belirtiyordu. Ayrıca, gözle görülebilen yıldızlardan çok daha uzakta olan ve ancak teleskopla görülebilen yıldızların resimlerini çekiyorlardı. Daha sonra radyo-teleskoplar, uydular veya uzay laboratuvarları  geliştirilecekti. Ama biz bu konumuzda  yalnız yer rasathaneleri ile ilgili  örnekler vereceğiz. “Bir sonraki konumuzda da Radyo-teleskopların uzay çalışmalarındaki önemini anlatacağız.” Çünkü uzaya yerleştirilen gözlem evleri ancak insanların uçak ve füze yapmalarından  ve bu suretle  uzay çağını başlatmalarından sonra gelişti. Uzay laboratuvarlarını yazacağımız konuda, havacılığın ve füzeciliğin  öncülerinden de söz edeceğiz. Uzay çağının eşiğinde astronomiye derinlik ve genişlik kazandıran bilim dallarından biri de fiziktir. Astronomi hemen hemen bütün ilimlerin desteğine muhtaçtır, ama matematik ve fizik önde gelir.

19. yüzyılın sonlarında, 20. yüzyılın başlarında fizik sayesinde tayfların ince analizini yapmak mümkün hale gelmiştir. Artık öteki ilim dallarında olduğu gibi ve daha zaruri olarak, astronomi de kişilerin ayrı ayrı  araştırma dönemi kapanmış, çeşitli dallarda uzman olanların ortak çalışma dönemi başlamıştı. Matematikçi, fizikçi, kimyacı ve bu bilim dallarının çeşitli konulardaki uzmanlar ordusu, bir kuleden ibaret olmayan, bazıları siteler kadar büyük rasathanelerde, bilgi ve çabalarını birleştiriyorlardı. Bunun sunucunda hak ettikleri ödülleri bir bir aldılar veya kazandılar: Önce güneş sistemini oluşturan gezegenleri ve bu gezegenlerin uydularını tam olarak tanıdılar, sonra da, uzay, çağına açılan kapıları araladılar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*