Misis Yılanla, Adana Selle, Ceyhan Yelle

            Whatsapp'ta Paylaþ

yilankaleAdana bölgesinde, halkın dilinde şöyle bir tekerleme dolaşır: Misis yılanla, Adana selle, Ceyhan yelle gidecek. Nedenine gelince: Adana Seyhan ırmağının  hemen yanı başında, bir düzlüğün üzerinde kurulmuştur. Irmak sık sık taşar. Şehrin evlerini, köylerini yıkıp götürür.; bütün tarlaları sular basar. Ceyhan kasabası ise, çok eskiden toprakla kamıştan evlerden meydan gelmişti. Kasabanın her yanı açık olduğu için rüzgarı olduğu gibi alırdı şöyle kuvvetlice bir rüzgar esmeye görsün, evlerin büyük bir kısmı yerle bir oluverirdi. Misis’in yılanla gitmesine gelince: Misis dolaylarında küçük bir dağın eteğine kurulmuş «yılan kalesi» denen bir kale vardır. Söylentiye göre bu kalenin içinde yılanlar yaşarmış tabi rivayet edilen. Bu yılanlar sütle beslenirlermiş. Günün birinde yılanlar sütsüz kalınca kaleyi terk edip Misis şehrine ineceklermiş  orada yaşayan herkesi sokup öldüreceklermiş (tabi unutmayalım rivayete göre diyoruz) diyorlar. İşte Misis’in yılanla gideceği de bu efsaneye dayanıyor. Bir başka efsaneye görede çevrede yaşayan beylerden biri çaresiz bir hastalığa yakalanır. Türlü  ilaçlar  yapılıp verilse de hiç bir ilaç derdine deva olmaz. Derken bir hekim çıka gelir, «beyi iyi edebilecek tek ilaç yılanlar padişahı Şahmeran‘ın gözleridir» der. Gel gelelim, kimse Şahmeranı bulamaz. Yılanlar padişahı, rivayete göre vaktiyle bir insanoğluna büyük bir iyilikte bulunarak, onu öteki yılanların elinden kurtarmıştır. İşte Şah meranın saklandığı yeri, bu insanoğlu haber verir: Yılanlar Padişahı Misis’teki hamamda saklanmaktadır, (Ama bir rivayete göre de Tarsus’taki hamamda olduğunu da söylerler yani bu efsanenin Tarsus‘ta da geçtiği söylenir  hatta Tarsus’ta şu anda şehir merkezinde yapılmış bir Şahmeran heykeli de mevcuttur temsili olarak) hemen Şahmeranı yakalarlar; öldürüp gözlerini oyarlar. Bey bu gözleri yer ve hemen iyileşir İşte bunun için yılanların bir gün şehri basıp padişahlarının öcünü alacağını söylerler, inanırlar: tabi bu bir rivayet Kim bilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*