Yavuz Sultan Selim kimdir

            Whatsapp'ta Paylaþ
Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim

Dokuzuncu Osmanlı padişahı I. Selim (Yavuz), II. Beyazid’in oğludur. Amasya‘da yetişti. Farsça öğrendi, şiirlerle ve sporla uğraştı. Babası padişah olunca Trabzon sancakbeyliğine atandı (1494). Valiliği sırasında Trabzon’luları rahat bırakmayan Gürcülerin üzerine üç kez sefer düzenledi.  Bu seferlerde bugün Türkiye topraklarında bulunan Erzurum, Kars, Artvin ve çevresini  fethederek Osmanlı topraklarına kattı.  Buralarda yaşayan Gürcülerin hepsi Müslüman oldu. Diğer taraftan İran’da Sfevi Devleti’nin başına geçen Şah İsmail, Osmanlı Devleti’ni yıkmak istiyordu. Şah İsmail’in Osmanlı topraklarından geçerek Dulkadiroğulları topraklarına girmesi üzerine  Şehzade Selim’de  emrindeki az bir kuvvetle harekete geçti.  Akkoyunlu topraklarından Erzincan, Bayburt,  Kemah, İspir, Gümüşhane ve Çemizgezek çevresini ele geçirdi. Fakat bütün Akkoyunlu mirasına sahip olduğunu  idda eden Şah İsmail, bu toprakları geri almak için kardeşi  İbrahim Mirza’yı bölgeye gönderdi. Şehzade Selim ise, hızla hareket ederek Erzincan yakınlarında Safevi ordusunu yok etti ve İbrahim Mirza’yı esir aldı. Şah’a karşı bu başarıları, Şehzade Selim’e büyük prestij kazandırdı.

Şehzadenin bu başarılarından telaşa kapılan Şah İsmail, II. Beyazid’e bir mektup göndererek yaptıklarından dolayı özür diledi ve Şehzade Selim’den  şikayetçi oldu. Nitekim II. Beyazid’in emri üzerine Şehzade Selim, Şah’ın kardeşini serbest bıraktığı gibi; İspir, Kemah, Bayburt ve Erzincan’ı geri verdi.

Bu duruma rağmen Şah İsmail Osmanlı Devleti’ni içerden çökertmeye çalışıyordu. Öte yandan Mısır Memlüklülerini de, rakibi Osmanlılar aleyhine kışkırtıyordu.  Şah İsmail’in bu hareketleri sonucunda Anadolu’da ortaya çıkan  Şahkulu, Baba Tekeli ve  Nur Halife isyanları binlerce masum kişinin ölmesine sebep oldu. Şehzade Ahmet ve  veziriazam  Hadım Ali Paşa kumandasındaki kuvvetler asiler karşısında bozguna uğradı ve Osmanlı ülkesinde bir otorite boşluğunun doğmasına  sebep oldu.  Neticede  II. Beyazid’in  üç şehzadesi arasında  saltanat mücadelesi baş gösterdi.  Şehzade Ahmet’in  Şahkulu karşısındaki başarısızlığı, Şehzade Korkut’un ise yumuşak tabiatlı olması dolayısıyla  yeniçeriler Selim tarafında saf tuttu.

Ancak II. Beyazid’in vezirleri, Şehzade Ahmet’in padişah olmasını istiyorlardı. Şehzade Ahmet, padişah olursa yine vezir olabileceklerini, azledilmeyeceklerini biliyorlardı.  Padişahın meyili de, yaşının büyüklüğü nedeniyle Şehzade Ahmet’te idi.  Bu sırada Selim’in, ziyaret maksadıyla Kırım’a gitmesi, aleyhindeki devlet adamlarını harekete geçirdi.  Bunlar Selim’in saltanat için hazırlandığını ileri sürerek, üzerine Rumeli Beylerbeyi  Hasan Paşa’nın gönderilmesini sağladılar. Hasan Paşa muharebeye girmeyerek geri çekildi. Bunun üzerine padişahın bizzat Selim’e karşı harekete geçmesi sağlandı. Ancak Rumeli akıncı ve sancak beyleri  muharebeden vaz geçti.

Bu arada vezirler, Şehzade Ahmet’e  acele İstanbul’a gelmesi için haber gönderdiler. Şehzade Ahmet, Maltepe’ye kadar geldiyse de ordu, veliahtın İstanbul’a girmesini istemedi.  Divan, veliahtın sancağına dönmesini emretti. Öte yandan  Şehzade Ahmet’in İstanbul’a  çağrılması, Şehzade Selim taraftarlarını harekete geçirdi. İstanbul’da ordu açıkça Şehzade Selim lehine büyük gösteri yaptı (6 Mart 1512). Büyük oğlunu desteklemekle büyük kan döküleceğini anlayan  II. Beyazid, oğlu Selim’i İstanbul’a davet etti. Şehzade Korkut çok seviliyor olsa da erkek oğlu olmadığı için ikinci planda kalmıştı.  Şehzade Selim  19 Nisan’da İstanbul’a geldi. Üç yaş büyük olan ağabeyi Korkut,  kendisini karşılayarak tebrik etti.  Bundan sonra Selim, Yenibahçe’de kendisi için kurulan  çadıra geldi. 24 Nisan 1512’de  babası  II. Beyazid, saltanatı kendisine teslim etti.

I. Selim (Yavuz), tahta geçtikten sonra, önce devletin iç işlerini yoluna koymaya çalıştı. İsyan çıkarmak için harekete geçen, Anadolu’da  kendilerine pek çok taraftar toplayan Şehzade Ahmet ve Şehzade Korkut etraflarına asker toplamaya  devam ettiler. Yavuz Sultan Selim, memleketin birlik ve beraberliğini sağlamak, isyanı bastırmak için kardeşleri ile mücadele etmeye mecbur kaldı, istemeyerek, üzülerek  yaptığı mücadelelerde galip gelerek isyanı bastırdı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*