Simone Beauvoir Kimdir

            Whatsapp'ta Paylaþ
Simone de Beauvoir

Simone de Beauvoir

Fransız kadın romancısı ve deneme yazarı (Paris 1908 – Paris, 1986). On yedi yaşında edebiyat ve matematik yüksek öğrenimine başlayan Simone Beauvoir, 1926’da sosyalist harekata katıldı; bu arada Sorbonne’da felsefe derslerini izledi. Janson  de  Sailly lisesinde stajını tamamlayıp 1929’da jean Paul Sartre ile  tanıştı. Belli bir süre taşra kentlerinde görev aldıktan sonra, 1936’da Paris’teki  Moliere Lisesine felsefe öğretmeni olarak atandı ve Sartre’la ile beraberliğini daha kesintisiz biçimde sürdürdü. Konuk Kız (L’invitee) adlı ilk romanını öğretmenliği bıraktığı 1943 yılında yayımladı. 1947’den sonra çeşitli ülkelere seyahatler yaptı. 1950’de A.B.D.’nde bir süre kaldı sonra Afrika’nın ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerini dolaştı. mandarinler (LesMandarins) adlı yapıtıyla 1954’de  Gancourt ödülünü kazandı. Cezayir ve Vietnam davasından yana olan Sartre’ın siyasal etkinliklerine katıldı. Bir yandan anılarını yazarken öte yandan da kadın özgürlükleri için verdiği savaşını devam ettirdi. 1955’te Çin’e 1960’da Küba ve Brezilya 1962’de S.S.C.B’ne gitti. Kürtajın Fransa’da yasallaşmasını ilk önerenlerden biri oldu.

Yapıtları;

Yapıtları genel olarak Sartre’ın varoluşçuluk anlayışındaki temel ilkelere dayanan Simone de Beauvoir, sorunları somut açıdan işlerken, bir felsefe söyleminden bir kuramsal yaklaşımdan çok, deneyimlerini dolaysız ve  kesintisiz olarak değerlendiren bir düşünme biçimine baş vurur (bu özelliği ile Sartre’den ayrılır). Derin biri bildirişim kurma isteğinden kaynaklanan yapıtları, aynı zamanda bildirişim’in işlevi ve anlamı üstüne sorulan bir soru sayılabilir. Kadın (Le DEuxieme SExe 1949) ve Yaşlılık ( le Viellesse, 1970) adlı yapıtlarıyla kadınların ve yaşlıların toplumdaki durumunu eleştirirken kendi yaşantısından olduğu kadar, kişiden kişiye değişen deneyim konusunda her çağdaki edebiyatın öğrettiğinden esinlenmiş olan Simone de Beauvoir’ın, deneyimin, yaşanmış olanın içine, düşünce ve tasarıları yerleştirme isteği, hem bir varoluşu yorumlayan hemde bir siyasal bağlanma olayına tanıklık eden özyaşamöyküsü  yazılarına büyük bir canlılık kazandırmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*