Darwin’in Evrim Teorisi

            Whatsapp'ta Paylaþ

evrim le ilgiliEvrim kuramı (teorisi), ünlü bilgin Charles Darwin’in adından ötürü, «Darwinizm» adıyla anılır. Bu kuram (teori) yeryüzündeki canlıların, sürekli bir değişim halinde olduklarını, örnekler vererek anlatır. Darwin çalışmaları sırasında, bitki ve hayvanların hızla çoğaldığı, dünyamızın bunları barındırmaya yetmediğini savunmuştu. Darwin’ göre yeryüzündeki bütün canlı yaratıklar, var olmak, yaşamak için, aralarında sürekli savaşırlar. Var olmaya layık görülenler, koşullara uyabilenler hayatta kalırlar. Aynı türden hayvan ve bitkilerde, eş bir takım özellikler bulunur.  Var olma yaşama savaşı için gerekli olan bu özellikler, kuşaktan kuşağa geçer. İşte ünlü bilginin «naturel selection» (Doğal Ayaklanma) ya da «Survival of the Fittest» (en Uygun Olanın Kalışı) kuramının temeli budur. Doğa, çevresinde yaşamaya elverişli olan bitki ve hayvanları, kendiliğinden seçip yaşatır. geri kalanlarsa yok olur. Ya da başka türler ortaya çıkarırlar. Evrim kuramı başlangıçta yanlış anlaşılmış, Darwin’in insanların maymundan geldiklerini ileri sürdüğünü sanılmıştı. Oysa, Darwin, İnsanların ilk atalarının, dört ayaklı, uzun tüylü yaratık olduğunu söylemişti. İnsanların bugünkü biçimlerini maymundan alıp almadıkları, uzun tartışmalara konu olmuştur. Evrim kuramı, bugün kabul edilmişse de, halen bir takım eleştirilere uğramaktadır.

Darwin ve Böcekler

Darwin Cambridge Üniversitesinde okurken, kendisini derslerle pek yormuyor, ancak sınavlarda geçecek kadar not almaya bakıyordu. Boş vakitlerini de avlanmakla, ata binmekle, böcek toplamakla geçiriyordu. Darwin o kaygısız, tasasız günlerinden söz ederken şöyle diyor: «Cambridge’deyken böcek toplamak kadar bana zevk veren başka bir şey yoktu. Böcekleri, sırf eğlenmek için topladığımı itiraf etmeliyim. Yoksa, topladığım hayvanların üzerinde, inceleme falan yaptığım yoktu. Bütün merakım, böcekleri toplayıp, onlara aklıma estiği gibi isimler takmak idi. «Bir gün kırlarda gezerken, yine böcek avcılığına çıkmıştım. Birden, gözüme harikulade böcek ilişti. O gün kadar bu böcekler gibisine görmemiştim. Hemen, elimi uzatıp böcekleri yakaladım. Avuçlarımı sımsıkı kapamıştım. Derken, bir üçüncü böceğe de rastlamayayım mı? Üstelik, buda çok değişik bir böcekti. Onu gözden çıkarmaya razı olamazdım. ne var ki ellerim de doluydu. İster istemez, böceğin üzerine doğru eğilip, hayvanı ağzıma aldım. Meğer zehirli imiş. Dilimi fena halde yakmıştı. Heyecanla böceği dışarı doğru tükürürken, elimdeki böcekleri de, farkında olmadan, atıvermiş im. Böylece bir böcek tutayım derken, üç böceği de kaybetmiş oldum. Bu olay aklıma geldikçe, o gün karşıma üç ender bulunur böcek birden çıkaran rastlantıya hala kızar dururum»

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*