Condorcet Markisi Nicolas De Caritat

            Whatsapp'ta Paylaþ

fotoğraf0302-217x300Fransız felsefeci (Ribemont, Aisne, 1743Bourl-la-Reine, 1794). Zengin ve soylu bir ailenin çocuğu olan Condorcet Markisi Nicolas De Caritat, Paris’te bilimlerin,edebiyatın, ve felsefenin geniş bir düşünce özgürlüğü  içerisinde tartışıldığı seçkin bir çevrede yaşadı: Diderot ve arkadaşlarının Ansiklopedi’si yayımlanmıştı. Voltarie’in ünü iyice yayılmıştı ve Rousseau ilk yazılarını bastırıyordu Yüzyılının havasını çok iyi sindirerek, D’Alambert’ten ve çağının ünlü geometricilerinden yararlanarak çok genç yaşta bilim dünyasında matematikçi olarak ün saldı. yirmi altı yaşında bilimler akademisine üye seçildi ve 1773’te bir kurumun sürekli sekreteri oldu. Böylece resmi bir kişilik kazandı ve dostu Turgot tarafından darphane genel müdürlüğüne getirildi. Görevi bütün vaktini doldurmadığından,  fizyokratların görüşünü destekleyen iktisat kitapları yazmaya başladı. 1782’de Fransız Akademisine üye seçildi siyasi açıdan radikal görüşleri benimseyerek Fransız devrimini destekledi ve Yasama meclisi’ne  Konvansiyon’a üye seçildi. Grondinler’i savunduğu için 1793 yılın’da suçlanınca, bir süre Luxamburk yakınında servandoni sokağındaki bir evde saklanarak, başyapıtını yazdı: Eusqissed’un tableau historique des progres’de I’esprit humain ( İnsan zekasının ilerlemesi   Üstüne Tarihsel bir tablo

taslağı). Ama saklanacak başka bir yer ararken, takma bir adla yakalandı ve tutuk evinde kendini zehirledi condorcet baş yapıtını yaşamı tehlikedeyken yazmış olmasına karşın bu eserinde insanların iyimser görüşlerini umutlarını, düşlerini dile getirmiştir insanlık tarihini başlangıcından Fransız Devrimi’ne kadar dokuz evreye ayırır ve Fransız Devrimi’nin, onuncu evreyi başlattığına inanır. Düşüncesine göre söz konusu onuncu evrenin temel özelliği, hoş görüyü doğuracak olan aklın egemenliğinin gerçekleşmesidir; uluslar eşit olacak, insanlar arasındaki eşitlik gerçekleşecek, savaşlar ortadan kalkacaktır. Görüldüğü gibi, Condorcet, gerçek bir ütopya yazmış ve bu ütopya’da insanlığın maddi, manevi ilerlemesin duyduğu inanca dinsel bir renk katmıştır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*