Sohbet Girişi
Kategoriler
Türk ozanı (Manastır, 1870-İstanbul 1934).
Askeri tıbbiyeyi, 1889 yılında bitirdikten sonra, uzmanlık eğitimi için Paris’te dört yıl (1890-1894) kalan Cenap Şahabettin yurda dönüşünde bir süre Haydarpaşa askeri hastanesinde, sonra karantina idaresine geçerek mersin ve Rodos karantina doktoru olarak çalıştı. 1896’da sıhhıye müfettişliği göreviyle, Cidde’ye gitti ve sırasıyla Suriye Vilayeti müfettişliğine meclis’i kebir-i sıhhiye üyeliğine, Daire-i Umur-i sıhhiye genel müfettişliğine atandı 1914 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldıktan sonra, Darul fünun’da Fransızca ve batı edebiyatı dersleri verdi (1914-1922). 1918’de Tasfir’i Efkar gazetesi adına Avrupa’ya gitti. Milli mücadele yıllarında kuvvai milliye’ye karşı bir tutum içine girince Darülfünun’dan ayrılmak zorunda kaldı (1922) ve o tarihten sonra eski edebiyatla ilgilendi.
ilk şiiri 1884 yılında saadet gazetesinde yayımlanan Cenap Şahabettin, öğrencilik yıllarında yazdığı şiirlerini Tamat (1887) adlı kitabında derledi ( eski şiir anlayışına uygun olarak yazdığı bu şiirlerde, divan şiirinin anlayış ve beğenisi egemendir; ama bu özelliğin yanı sıra Namık Kemal, Abdulhak Hamid ve Recaizade Ekrem efendinin türk şiirine getirdikleri yeni bir duyuş ve anlatım biçimlerinin de etkisi sezilir). özellikle Fransa’da kaldığı yıllarda bir çok Fransız ozanının , (başta Verliene) şiir tekniğinden esinlenerek yurda döndükten sonra, daha çok simgecilik anlayışı doğrultusunda yazdığı yeni şiirlerini Servet-i Fünun dergisinde yayınladı ayne dergide düz yazılarda yazarak Tevfik Fikret ve Halit Ziya’yla (Uşaklıgil) birlikte Servet-i Fünun edebiyatının temsilcileri arasında yerini aldı.
Şiirlerinde sanat sanat içindir anlayışına bağlı kalarak yazan sözcüklerin ses değeri ile ruhsal havayı kaynaştırmaya çalışırken halk dilinden giderek uzaklaşan ve Arapça Farsça kelimeleri kullanmaya özen gösteren Cenap Şahabettin Ömer Seyfettin ve arkadaşlarının kalemler dergisinde başlattığı ‘yeni lisan’ hareketine karşı çıkmıştır. Düz yazılarındaki , (gezi yazısı , deneme-söyleşi, makale, vb.) dilsel özellikler de şiirlerde kullandığı dilden pek farklı değildir (yazılarını, süslü bir dille, çok sayıda istiare kullanarak yazmıştır.
Şiir: Tamat (1887, öbür şiirleri, ölümünden sonra, 1934’te saadettin Nüzhet Ergün tarafından “Cenap Şahabettin: Hayatı ve Eserleri” adlı kitapta ta toplanmıştır).
Gezi yazısı: Hac Yolunda (1909), Suriye Mektupları (1917); Avrupa Mektupları (1919).
makale; evrak-ı Eyyam (1915); Nesr-i Harb, Nesr-i Sulh ve Tiryaki Sözleri (1918).
Oyun; Yalan (1911); Körebe (1917); vb.
Yazar: kaRnaK
Görüntüleme: 339 defa
Kategori: Biyografiler, Genel
Yayınlanma Tarihi: 06 Ekim 2013
Kategoriler