BİYOELEKTRİK NEDİR

            Whatsapp'ta Paylaþ
Beyin eeg'si

Beyin eeg’si

Canlı hücrelerin çalışmasına eşlik eden elektriksel olayların tümü, biyoelektrik terimi altında toplanır.

Özellikle sinir hücrelerinde incelenen biyoelektrik’sel olaylar, daha genel bir nitelik taşır her hücrenin iç ve dış ortamlarında bulunan iyon derişimi farklarından kaynaklanırlar. Bu değişiklik hücre zarı düzeyinde  bir elektrik potansiyeli farkı (p.f.) biçiminde ortaya çıkar ve hareketsiz, düzenleme halindeki bir hücrede yaklaşık -80 mV düzeyine ulaşır; hücre dışı ortam’sa elektro pozitiftir. Dinlenme halindeki bir hücrede böyle bir potansiyel farkı bulunması, her hücre ile çevresi arasındaki iyonların çoğu için bir elektro kimyasal denge yokluğunu gösterir (dengeye erişen CI¯  klorur iyonu dışında). Her yönde yayılan bir akı, hücre zarının her iki yanındaki,her iyonun derişimini karşılıklı olarak dengelemeye çalışır.  Böylece  K+ potasyum iyonu hücreden çıkma eğilimi gösterirken N+ sodyum iyonu hücreye girmeye çalışır.Bu iki iyonun önemi bile, potansiyel farkını açıklamaya yeterlidir. Her hücre, çalışmak için, her zaman kendini çevreleyen ortamın’kinden   çok farklı olan kesin iç derişimlerini korumak zorundadır. Memelilerde, dinlenme halindeki hücrelerde potasyum derişimi,  çevre sıvınınkinden 38 kat yüksektir. Buna karşılık sodyum iyonu, dış ortamlarda daha derişiktir (aynı oranda). Bu akıları dengelemek (sözgelimi Na+ hücre içine, K+hücre dışına doğru) için, hücre bir iş yapar: Hücre zarındaki potansiyel ve biyoelektrik olaylarının çoğu, sodyum-potasyum çiftine bağımlıdır.

Canlı dokular düzeyinde, biyoelektrik olayları. Uyarıla’birlik ve iletkenlik’tir. Uyarıla’birlik, yani uyarılmayan yerel polarsızlanma  (kutupsuzlanma), bütün dokuların özelliğini oluşturur; buna karşılık, iletkenlik, yani polarsızlanma uzağa yayılması, yalnızca sinir ve kas dokularına yönelik bir niteliktir.  Hücre zarının polarsızlanması (saniyenin binde birinden daha kısa sürede) sodyum girmesi ve potasyumun aynı anda çıkmasından doğar. Olayı, yeniden polarsızlanma, yani başlangıç koşullarına dönüş izler, bu evre çok daha yavaş gelişir; çünkü sodyumun dışarı atılmasından ve potasyumun girmesinden kaynaklanan metabolizma olaylarına denk düşer. kolayca ölçülebilen biyoelektriksel olaylar, uzun süre sinirsel iletimin ve kas kasılmasının tek sorumlusu sayılmış, ama günümüzde, söz konusu süreçlerin daha karmaşık olduğu anlaşılmıştır. Elektrik evresinin uzantısının, boyu ne olursa olsun (nöronların dev aksonu), bir hücrede polarsızlanma  iletiminde temel işlevi vardır; aynı biçimde ayrıcalıklı uçlarda (snapsis) nöronlar arasında (ya da nöronlar ile uygulayıcılar arasında) oynadığı rolde oldukça önemlidir.  Biyolelektrik doku ya da organların çalışma koşullarını, ürettikleri elektriksel olaylardan (organizma dışında saptanabilir) yararlanarak incelenir. Böylece, hekimler ve fizyoloji uzmanları, tüm beynin  genel çalışmasını beyin elektrosu ile  kalbin çalışmasını kalp elektrosu ile  denetleme olanağı bulurlar. deneysel olarak, duyumsal algıların çoğu, çalışmalarına eşlik eden elektriksel olaylarla incelenir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*