Avrupa’da İlk Modern Rasathaneyi Kuran Adam

            Whatsapp'ta Paylaþ
Uranya Sarayı

Uranya Sarayı

Bir Akşam Görülen Parlak Yıldız, 11 kasım 1572. Akşam karanlığı çökmüş, bulutsuz gökyüzü yıldızlarla ışıl ışıl olmuştur. Danimarkalı Tycho Brahe, rasathane haline getirdiği  amcasının hangarın’dan çıkar, ve bahçeye doğru ilerler. Yürürken sürekli olarak gökyüzünü seyretmek onun adetidir. Birden çok parlak bir yıldız görür. o yönde o güne kadar görmediği parlak bir yılıdız. Telaşlanır, heyecanlanır ve gür bir sesle iki hizmetçiyi çağırır: “Koşun, gelin, şu yıldıza bir bakın! gördünüz mü?”

Hizmetçiler gördüklerini söylerler ama, Brahe’nin heyecanına bir anlam veremezler. Brahe oradan geçen bir  atlı arabayı durdurup içinde oturan köylülere de gösterir o parlak yıldızı.

Hizmetçiler ve köylüler elbette Brahe’nin heyecanını anlayamazlardı. Ama Brahe’ye göre o yıldız, Eflatun’un (Platon’un), Aristo‘nun ve özellikle de Ptolemaios’un bir anda yıkıyor ve yerle bir ediyordu.Bu bilginler gezegenlerin ötesinde bir kürede yıldızların sabit durduklarını söylemişlerdi. Ama işte o yıldızların arasına yeni bir yıldız gelmişti, ama nereden nasıl gelmişti? kayarak mı, dönerek mi, yüzerek mi, *. Brahe akşam yemeğinden vazgeçti, ve tekrar hangara, sözde laboratuvarına döndü. Aletlerini çıkardı ve yeni gördüğü yıldıza yönlendirdi  ve izlemeye başladı.

Kaybolan Yıldız

O günden sonra bulutsuz geçen her gece o yıldızı gözlemledi. Bu yıldız bir gezegen mi yoksa kuyruklu yıldız mı onu düşünmeye başladı. Fakat o güne kadar sadece gezenlerin hareket ettiğini yıldızların sabit olduğunu söylemişlerdi. Oda öyle biliyordu. Bu yıldız en uzak yıldızlardan daha uzak görünüyor ve bir paralaks (uzaklık açısı) almak mümkün görülmüyordu. Paralaks, açının tepesini gözlemcinin bulunduğu nokta olarak kabul ettiğimiz zaman, Dünya’nın merkezinden geçtiğinin fark ettiğimiz bir doğru çizgi ile gözlenen yıldıza uzanan doğru arasında kalan açı idi. Bu açı ne kadar küçük olursa gözlenen yıldız o kadar uzakta olurdu. Fakat o günün aletleriyle o yıldızın paralaksını ölçemiyor idi. 1572 yılının Kasımında  bu yıldız Venüs gezegeninden daha parlak görülüyordu. Aralık ayında netliği biraz azaldı ve Jüpiter gibi görünmeye başladı. 1573’ün Şubat ve Martında, birinci derecede büyük yıldızlardan biri gibi göründü. nisan ve Mayıs Ayında küçüldü ve ikinci sınıf yıldızlardan oldu. 1574 Martında yeni ilk görünüşünden on yedi ay sonra,  hiç bir iz bırakmadan kayboldu. Ne olmuştu  bu yıldıza?. O zaman kaybolan bu yıldız tekrar ta 1958 de radyo astronomi sayesinde göründü. Bugün biliyoruz ki bu, süpernovalardan biridir.Novaların parlaklığı bazen binlerce kat artabilir.

Kıyamet Kopacak’mı

Kaybolan o yıldız bazı astronomları çok korkutmuştu, onun bir kuyruklu yıldız olduğunu. Dünyamıza çarparak kıyametin kopacağını düşünenler vardı.

Fakat Brahe, başka bir türlü yankı uyandıran açıklamasını yapmakta gecikmedi: “Ptolemaios ve Aristo yanılıyorlar. O gördüğünüz parıltı bir yıldızdır. Yıldızların hareketsiz durduğu varsayımı yanlıştır!” Brahe bu iddiasını 1573’te yayınladığı “De nova stella anni 1572” adlı eserinde açıkladı.

Balık Tutarken de Yıldızları İnceliyordu.

1577 yılında bir akşam üzeri Brahe,bir gölde balık avlamaktadır. Fakat her zaman olduğu gibi göle değil, gökyüzüne bakmaktadır. Gökyüzünde  bir parıltı görür. Karanlık bastırınca o parlak şeyin upuzun bir kuyruğu olduğunu da fark eder. Bu bir kuyruklu yıldızdır. Hemen aletlerinin yanına koşar ve kuyruklu yıldızı incelemeye başlar. Açısının çok küçük yani kuyruklu yıldızın çok uzak olduğunu anlar. Venüs gezegeninden çok daha uzakta olduğunu anlar. Bundan şu sonucu çıkarır: ” Kuyruklu yıldızların Dünyaya çok yakın meteorlar olduğunu söyleyen Aristo yanılmaktadır. Bu bir meteor değildir ve Dünyaya çok uzaktır.”

Brahe bu ikinci gerçeği açıkladıktan sonra, henüz 31 yaşında olmasına rağmen, adından en çok söz edilen, tartışılan bir astronom oldu. Ptolemaios ve Aristo taraftarları onu yerden yere vuruyorlar, kendi hayranları ise onu göklere çıkarıyordu.

Fakat Brahe zengin ve asil bir ailedendi. Kavgacı ve inatçıydı. Kavgacı ve inatçı oluşu daha 19 yaşında iken bir düelloda burnunun ucunu kaybetmişti. Altın ve gümüşten yapılma bir takma burun kullanıyordu. Hücumlara aldırmadı. Kendisini astronomi ile ilgili bir hayale kaptırdığı için kınayan ailesini de dinlemedi. Daha sonra Astronomi de ünü arttıkça, ailesi de ona direnemedi.

Uranya Sarayı

Gürünen kaybolan yıldızla kuyruklu yıldız hakkındaki ilmi açıklamalarından sonra, kral Frederik II, ona Haveen adasını armağan olarak verdi. Bu adada yaşayan köylüler vergiyi ona verecek ve bu vergilerden saraya bir pay ayrılmayacaktı  Brahe bu adaya taşındı. Kendisi için hemen bir sarar inşasını başlattı. Ama bu saraydan çok bir gözlem eviydi. Ona Uraniborg adını verdi. Kısa bir zaman da bir laboratuvar haline gelen Uraniborg’a bir basımevi ve bir kağıt fabrikası eklendi. fabrikanın ürettiği kağıtlar ve basım evi yalnız onun astronomi konusunda yazdığı eserleri yayınlamak içindi.

Görenleri parmak ısırtan muhteşem sarayın kulelerinin tepesinde yıldızları inceliyordu. Bodrumları ayrı bir gözlem evi haline getirmiş ve burada rüzgardan korunarak çalışma imkanı sağlamıştı.

Dürbünün henüz icat edilmediği o yıllarda bir yıldızın yerini tespit etmek ancak ona, bir cetvelle bakmak ve dereceli bir dairenin yayı ile açısını ölçmek suretiyle mümkündü. Brahe, Doğulu astronomların aletlerini tanıtan kitaplarını okuduktan sonra, çapı 4, 64 m. yi geçen ölçme aletleri yapmıştı. ptolemaios ve Aristo’nun yanlışlarını tespit etmesi işte bu aletlerle mümkün oldu.

Zalim Yönetici

Brahe, Haveen adasına modern bir gözlem evi kurmuştu. Astronomi ilmine hizmetleri büyüktü. Fakat zalim bir yönetici olmuş, ada halkına kan kusturmuştu. Onun için, yeni Danimarka kralı Christian onu azletti, ada üzerindeki haklarını geri aldı. Ada aletlerini ve maiyetini toplayıp Uraniborg’u bıraktı. Prag’a giderek İmparator Rudolf II’nin hizmetine girdi ama bundan sonra para sıkıntısından kurtulamadı. 1601 yılında öldü.

 

 

 

One Comment

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*