Açlık ve susuzluk

            Whatsapp'ta Paylaþ

Bedenin besine ve suya gereksinme duyması durumundan kaynaklanan duygular.

Açlık duygusu midede oluşan kasılmalarla birlikte gelirse de, mideyle ilgili duyguların ötesinde bir olgudur; Midenin büyük bölümünün alınması  ya da  mide sinirlerinin kesilmesi durumunda, açlıktan kaynaklanan öbür belirtiler [başağrısı, halsizlik, vb.] ortadan  kalkmaz. Hayvanlar kısa sürede, bu belirtilerin yalnızca besin alınınca ortadan kalktığını öğrenirler. Daha karmaşık bir koşullu davranış olan iştah, açlığın tersine  hoş bir duygudur, görüntü ya da düşünce aracılığıyla  bile harekete  geçebilir. Bu duygu bedenin gereksinmelerinin çok ötesinde ortaya  çıkmayı sürdürürse, oburlukla sonuçlanabilir.

Normalde besinlerin sindirilmesi ve elde edilen  enerjinin açığa çıkması, dengeli bir süreç oluşturur; böylece kişinin ağırlığı da aşağı yukarı değişmez. Açlık duygusu,  beynin hipotalamus bölümünde düzenlenir. Hayvanlar üstünde yapılan deneyler, hipotalamusun çeşitli bölgelerinin tahrip edilmesinin, farklı sonuçlar  doğurduğunu göstermiştir. Gerçekten de  hipotalamusun ortadaki ve öndeki  çekirdeklerinin [VMH] tahrip olması  aşırı yemeye yol açar; oburluğa neden olur. Yandaki çekirdeklerin [LH] tahrip olmasıysa, iştah yitimine yol açar.

Hipotalamustaki alıcılar, kandaki şeker düzeyi ile beyin sıcaklığındaki değişikliklere duyarlıdırlar. VMH,  kan şekerinin yükselmesine, LH de kan şekerinin düşmesine tepki verir.

 Susuzluk, ağızda kuruluk duygusuyla ortaya çıkar;  bu kuruluk, tükürük salgılamasının azalmasına bağlıdır. Terleme, ishal, aşırı idrara çıkma, vb’yle ortaya çıkan  su yitimi,  tükürük salgılamasının bütünüyle durmasına bile yol açabilir. Ağızdaki kuruluk, su içmeye yönelişi sağlayarak, su yitiminin dengesini sağlar. Bedende, içilen su miktarına göre düzenleme yapan bir sistem vardır; bu sistem sayesinde  hayvanlar gereksinme duyduklarından fazla su içmezler.

Hipotalamusun, bedenin su oranını düzenleyen bir işlevi de vardır. “Geçişme Alıcıları”  denilen hücreler, kandaki geçişme değişikliklerine duyarlıdırlar. Kandaki  su azaldığında, bu hücreler bir hormon salgılayarak, idrara çıkmanın azalmasını sağlarlar. Susuzluk giderildiğinde  ve kandaki su düzeyi normale döndüğünde, bu hormonun salgılanmasıda azalır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*